07 Ocak 2022

AHMET ERTEGÜN SON SULTAN

Son Sultan Ahmet Ertegün ve Rock’N Roll’un Yükselişi

Robert Greenfield /April Yayınları 2013

 

“Sadece ABD’de değil tüm gezegende onun dinlemek istediği müzikler çalıyordu.”

Ahmet Ertegün adını belki duymamış olabilirsiniz ama Ray Charles, Aretha Franklin, Ella Fitzgerald, Miles Davis, Frank Zappa, Stevie Wonder, Rolling Stones, Bee Gees ve Led Zeppelin gibi isimlerden birini mutlaka duymuşsunuzdur. Müzik aşığı olan Ahmet Ertegün keşfettiği bu isimler dışında kendi dönemine damga vuran birçok isimle birlikte çalışmış, arkadaşlık ve iş ortaklığı yapmış hayatı efsaneleşmiş bir adam.

1940’lardan başlayıp 60, 70’ler ve 80’leri kasıp kavuran bir müzik atlasının oluşumunda tam ortada duran isimlerden biri Ahmet Ertegün. Türkiye, İsviçre, Fransa ve Amerika’da yaşayan Ahmet Ertegün, oldukça sofistike bir hayat yaşar. Hayran olduğu müzik tarzının peşinden giderken Atlantic Records kayıt şirketini kurarak, dünya çapında ün kazanan birçok ismi keşfeden ve bazı zamanlarda yaptıkları müziğe katkı sağlayan, yaşam tarzı, müzik kulağı, giyimine düşkünlüğü ve özgün kişiliğiyle sıra dışı bir insan.

Kitabı okurken Ahmet Ertegün’ün keşfettiği müzisyenler dışında elinden kaçırdıkları, dönemin plak şirketlerinin birbirleri ile rekabetleri, müzisyenlerin yaşamları, grupların oluşumları ve dağılmaları, Ahmet Ertegün’ün ve kardeşi Nesuhi Ertegün’ünle birlikte kurdukları futbol takımı Cosmos ve Ahmet Ertegün’ün önderliğinde kurulan ve açılışında Yoko Ono’nun da yer aldığı Rock’n Roll Hall of Fame müzesinin hikayesine de rastlayacaksınız.

Kitap yazarı Robert Greenfield 1946 doğumlu Rolling Stones, Neil Young, Elton John gibi birçok müzisyen ve grupla röportaj yapmış, kitap ve eleştiriler yazmış bir yazar. Son Sultan kitabı için yaptığı araştırmaları kitabın sonundaki teşekkür bölümünde belirtmiş. Emeği çok olan bu biyografi kitabı için müzik dünyasından Jann Wenner (Rolling Stones dergisi kurucusu), Kid Rock gibi isimler Rock’N Roll’un kutsal kitabı betimlemesini uygun görmüşler. Ancak, Türkçe çevirisinin çok akıcı olmadığını eklemem gerek, kitap kapağında kullanılan dört farklı yazı fontu ve kapaktaki fotoğraf tasarımı da bence içeriğe göre sönük kalıyor. Ahmet Ertegün’ün kişilik ve dış görünüşüne uygun olarak daha renkli ve canlı bir tasarım yapılabilirdi. Kitabın sonunda siyah beyaz olarak birkaç sayfa fotoğraflar konulmuş, ben kendim okudukça konuyla ilgili görselleri, çıktı alıp sayfa aralarına yerleştirdim, çok daha iyi oldu. Ayrıca okudukça bahsi geçen sanatçıların plaklarını da, bulduklarımı tabi, satın aldım plakçılardan. Ufak bir Atlantic arşivi oluşmaya başladı. Kitapta geçen Ahmet Ertegün ve yaşamından kısaca bahsedelim.

Ahmet Ertegün’ün babası Mehmet Münir Bey, Osmanlı topraklarında doğmuş, İstanbul Üniversitesi’nden hukuk diplomasına sahip, bakanlıkta çalışmaktadır. Osmanlı’dan Türkiye’ye geçişte mühim noktalarda çalışan Mehmet Münir Bey, bizzat Atatürk’ün istediği üzerine Türkiye Cumhuriyeti büyükelçisi olarak göreve atanır ve Belçika’ya ailesi ile birlikte gider. Ahmet Ertegün’ün annesi olan Hayrunnisa Hanım ise sempatik, sevecen bir kişiliğe sahip olmakla birlikte yaylı ve klavyeli müzik aletleri çalabilen müziğe ilgili biridir.

Belçika, İsviçre, Paris İngiltere ve Amerika’da görev yapan Mehmet Münir Ertegün ailesi ile birlikte buralarda yaşadığından Ahmet Ertegün’ün çocukluk ve gençlik yılları bu ülkelerde geçer. Türkiye’ye 1931 yılında 8 yaşındayken sünnet olmak için giden Ahmet Ertegün karşılaştığı manzara karşısında biraz dehşete düşer. Yurtdışında oldukça iyi imkanlarla yaşayan Ahmet için sokakta, ayakkabı yerine ayağına bez dolayan çocukların varlığı gariptir.

Josephine Baker, Mills Brothers, Bing Crosby, Paul Whitman ve Louis Armstrong plakları dinleyen Ahmet Ertegün 10 yaşındayken abisi Nesuhi ile Duke Ellington konserine gider. Bu konseri kitabın 40.sayfasında çok güzel betimliyor Ahmet Ertegün.

Siyahilerin yaptığı müziğe ilgisi ve sempatisi artan Ahmet Ertegün’ün zamanla devasa bir caz blues plak koleksiyonu olur. Siyahi mahallerine gidip müziklerini dinleyip ve plaklarını satın alan Ahmet Ertegün, abisi Nesuhi ile siyahi müzisyen arkadaşlarını Amerika’daki büyükelçilik evlerine getirip yemekli geceler düzenlerler.

“Genç yaşta taptığı müzisyenlerle bu kadar yakın temas içine giren Ahmet sadece konuşma ve giyinme tarzını değil, genel toplumu oluşturan “eski kafalılara” bakış açılarını da benimsedi. Caz dünyasında ilk kural her zaman klas olmaktı. Ahmet kendi kişiliğini bu ilkeyi temel alarak oluşturdu.”

1944 yılında babası Mehmet Ertegün’ün ölümünden sonra ailesi Türkiye’ye dönerler ancak Ahmet Amerika’da kalır. Bu arada merak edenler için Mehmet Münir Ertegün’ün cenaze töreni youtube da mevcut linki de buraya ekliyoruz.

Georgetown üniversitesinde Felsefe okuyan Ahmet Ertegün Amerika’da oturma izni almak için biraz uğraşıyor ama sonunda başarıyor. Müziğe, özellikle siyahilerin yaptığı müziğe olan tutkusuyla plak yapmak isteyen Ahmet Ertegün bu iş için çalışmaya başlar.

“Atlantic Records’u kurmamızın sebebi, müziklerini beğendiğimiz birkaç şarkıcı ile kontrat imzalamak ve satın almak isteyeceğimiz albümlerini çıkartmaktı. Açıkçası asla çok eğlenceli bir şeyler yaparak para kazanabileceğimi düşünmedim. Yanılmış olduğum için çok mutluyum.”

Ahmet Ertegün.

Daha önce plak işiyle uğraşmış Herb Abramson ile Atlantic Records’u kuran Ahmet Ertegün şirketi finansa etmesi için dişçisi Vahdi Sabit’i borç vermeye ikna eder ve böylece şirketi üç ortaklı olarak 1947 yılında kurarlar.

Atlantic Records’un ismi için Ahmet Ertegün; sanırım sekizinci seçenekti, diğer düşünülen isimler daha önce kullanıldığı için ve Pacific adında bir başka kayıt şirketi olduğundan bizde Atlantic yapalım dedik, isme deli olmuyorduk ama zaten adının ne olduğunun da bir önemi yoktu diye bir açıklama yapıyor. Crescent Records adında küçük bir caz şirketi yöneten Ahmet Ertegün’ün abisi Nesuhi de daha sonraları Atlantic’e geçer. Zaman içinde gittikçe büyüyen şirkette oldukça ünlü isimler çalışır.

“Benim için en önemli şey şuydu: Bir Atlantic plağına rastladığım zaman elime alırdım ve sevmediğim bir şey çıkarsa, kendi zevkimden kuşku duyardım çünkü çıkardıkları müzik nedeniyle şirkete çok saygım vardı. Island Records’da yapmaya çalıştığım da buydu. Şirket etiketinin aslında esere yardım etmesi söz konusuydu, zira eser bu şirkette ilginç olmalıydı.”

Chris Blackwell

Atlantic’in ilk hiti olan Stick McGhee – Drinkin Wine Spo-Dee-O-Dee parçası daha önce başka bir plak şirketinden yayınlanmış olmasına rağmen sanatçının herhangi bir anlaşması olmayıp 75 cent ve birkaç sosisli karşılığında kaydettiğini öğrenen Ahmet Ertegün, parçayı hemen kendisi ile birlikte kaydetmesi için McGhee’yi çağırır. Kayıtla oldukça uğraşan ve eklemeler yapan Ahmet Ertegün ve Abramson şarkıyı Atlantic’ten Stick McGhee & Buddies adıyla çıkarırlar ve orijinalinden daha çok tutar. Ahmet Ertegün neredeyse kayıtların hepsinde yer alır ve her kayda müdahalelerde bulunur, bütün kayıtları önemser ve iyi olması için radikal kararlar verebilir.

Şarkı sözü de yazan Ahmet Ertegün keşfettiği sanatçılarla ilişkilerini önemser, genelde sanatçılarıyla arkadaş da olur, maddi manevi yardımlarda bulunur ve bundan da keyif alır. Şarkıları hit olan güçlü siyahi isimleri keşfedip kayıt alan Ahmet Ertegün kısa sürede tanınan biri haline gelir. Başlarda Ruth Brown, Ray Charles, Big Joe Turner ve Boby Darin gibi isimlerle hitler çıkaran ve ünlenen Atlantic Records gittikçe büyüyen ve güçlenen bir şirkette olduğu gibi değişimler yaşar. Ray’in başka bir plak şirketi ile anlaşıp gitmesiyle büyük bir sarsıntı yaşayan Ahmet Ertegün yazara göre bunu hiç atlatamaz.

“Ahmet odaya girince, iyi olurdunuz.”

Neil Young

Coasters, Sony & Cher, Neil Young, Buffalo Springfield, Iron Butterfly, Aretha Franklin, Stephen Stills, Cream, Eric Clapton, The Who, Led Zeppelin, Rolling Stones gibi birçok ismin çıkış hikayeleri, şarkıları, dertleri ve eğlencelerinin olduğu sayfa aralarında Ahmet Ertegün hep baş rolde.

Kitapta bölüm sayfaları fazla olan ve döneminde ses getirmiş isimler oluyor. Hikayesi uzun olanlardan biri Ray Charles idi. Bir diğeri ise Led Zeppelin. Led Zeppelin ile rekor plak satışları, bilet bulunamayan tıklım tıklım konserler, uyuşturucu, seks ve çılgın partiler yaşanıyor. Buna benzer bir diğer grup ise Rolling Stones. Grubun öncüsü olan Mick Jagger ile zamanla dost olan Ahmet Ertegün grupla birlikte konserlere, partilere, galalara, ödül törenlerine her yere gidiyor. Çılgın partiler düzenleyip lüks içinde yaşıyorlar.

1978’de George W.S. Trow tarafından kaleme alınan bir Ahmet Ertegün biyografisi yayımlanır. Bu biyografide Ertegün’ün çılgın yaşamı ve arkadaşları da yer alıyor. Biyografinin yayımlanmasından sonra birkaç iş arkadaşıyla arası bozulsa da Ahmet her zaman herkes tarafından sevilen bir karakter olmaya devam ediyor. Atlantic Records şirketi zamanla şirket yöneticileri, hissedarlar, üst firma gibi birçok anlamda değişiklik yaşasa da hep ayakta kalıyor.

Müzik dışında futbolla da ilgilenen Ertegün’ler 1970’de profesyonel Cosmos futbol takımını kurarlar. 1975 yılında Pele ile anlaşma yapan Cosmos 1985’e kadar aktif olur.

Amerika Ohio Cleveland’de Rock and Roll Hall of Fame Müzesi Ahmet Ertegün ve Atlantic Records öncülüğünde ve katkılarıyla 1983 yılında açılır. Açılışında Yoko Ono’nun da kurdele kestiği müze binasını Paris Louvre Müzesi meşhur piramidini tasarlayan Çinli mimar I.M. Pei tasarlar.

Kitabın sonlarına ve aslında Ahmet Ertegün yaşamının sonlarına doğruda, Kid Rock ile olan sevimli arkadaşlıklarını yazmış yazar. Aralarındaki yaş farkına rağmen Ahmet Ertegün Kid Rock ile oldukça eğlenceli anılar yaşamış. Yakın olduğu isimlerden biri de Frank Zappa, Zappa Ahmet Ertegün’ü o kadar sevmiş ki oğluna Ahmet ismini vermiş, Ahmet Zappa.

Müzik ve Sinema sekmesinde de yer alan Ray filmi de kitapta yer alıyor. Galasına giden Ahmet biraz sinirlenmiş. Kendini betimleyen oyuncunun kıyafetini ve tipini beğenmeyen Ahmet Ertegün’ü eşi Mica yatıştırmış. Bir röportajda Ahmet Ertegün’e böyle mi oldu diye sorulunca, Ertegün; ‘böyle olsa belgesel olurdu belgesel olsa kimse izlemezdi’ diyerek yanıt vermiş.

Ahmet Ertegün bir röportajında nasıl hatırlanmak istediği sorulunca şöyle yanıt vermiş;

“Afrika kökenli Amerikan müziğinin onurunu yükseltmek ve büyüklüğünün tanınmasını sağlamak için biraz uğraştım.”

Yıllarca süren bol alkol ve uzun gece hayatının verdiği yorgunlukla Ahmet Ertegün birkaç kere farklı sebeplerden ameliyat olur. En son kalça kemiğini kırması ve yine bir ameliyat sonrası bastonla yürümeye başlar. Vakıf için düzenlenen ve Rolling Stones’un sahne alacağı bir konsere eşi Mica ile katılan Ahmet Ertegün orada düşerek hastaneye kaldırılır. 31 Temmuz 1923’de İstanbul’da doğan Ahmet Ertegün 14 Aralık 2006’da New York’da 83 yaşında hayatını kaybeder.

Özel uçakla Türkiye’ye getirilen cenazesi 18 Aralık’ta Marmara Üniversitesi Fakültesi Camiindeki törenden sonra Üsküdar’da toprağa verilir. Eşi Mica kalabalıktan cenazeye yaklaşamamış o dönemde dışişleri bakanı olan ve cenazede bulunan Abdullah Gül, Mica Ertegün’ü cenazenin yanına getirmiş ve Mica Ertegün kendi dinine uygun olarak veda ederek toprak atmış. Cenaze ile ilgili kitapta onlara garip gelen İslam geleneklerinden de bahsediliyor. Kefene sarılma, dualar ve tabutsuz gömmek ve sonrasındaki mevlit töreni gibi.

Tüm fotoğraflar için kaynak: Ahmet Ertegün Son Sultan Rock'n Roll'un yükselişi syf. 525-538

Birçok kere Grammy Ödülü alan Ahmet Ertegün için kitapta farklı kişilerce şunlar dile getiriliyor; samimi cana yakın biriydi, espriliydi, hikâye anlatmayı severdi, müzik ilk aşkıydı, iyi müziği hemen anlardı, çok şık giyinirdi, lüksü severdi, kadınları ve alkolü severdi, sabah Budapeşte’de kahvaltı edip öğlen Paris’e ayakkabılarını almaya giderdi, devrimciydi, vizyon sahibi biriydi, ilham saçıyordu.

“Ahmet öldüğü zaman, yaşam tüpünü tamamen sıkarak kurutmuş olacak. Ayrıca, onu yüz üstü gömmek zorunda kalacaklar yoksa kazıyarak dışarı çıkabilir.”

Doug Morris

 

Kitapta sözü geçen şarkıları derlediğimiz Spotify listesi için tıklayınız.

 

Yazan Aylin K.I.

Son Eklenenler

BÜYÜK İSTANBUL DEPRESYONU
SİNEMA

BÜYÜK İSTANBUL DEPRESYONU

  •  28
  •   0
  • 23 Mayıs 2022
COCO CHANEL NO 5
SANATLANDINIZ

COCO CHANEL NO 5

  •  120
  •   0
  • 23 Nisan 2022
SWATCH RESSAM SAATLERİ
SANATSAL HEDİYELER

SWATCH RESSAM SAATLERİ

  •  559
  •   0
  • 14 Mart 2022
1001 ALBÜM
KİTAPLARLA SANAT

1001 ALBÜM

  •  157
  •   0
  • Bugün;
SELDA BAĞCAN PLAK
SANATLANDINIZ

SELDA BAĞCAN PLAK

  •  184
  •   0
  • 20 Şubat 2022
BAŞKA KEDİLER
KİTAPLARLA SANAT

BAŞKA KEDİLER

  •  195
  •   0
  • 12 Şubat 2022
GÜN İÇİNDE RADYODA
SANATLANDINIZ

GÜN İÇİNDE RADYODA

  •  317
  •   0
  • Dün;
FİKRET ADİL BOHEM HAYATI
KİTAPLARLA SANAT

FİKRET ADİL BOHEM HAYATI

  •  261
  •   0
  • 23 Ocak 2022
ŞANUAR BİR KARA KEDİ
SANATLANDINIZ

ŞANUAR BİR KARA KEDİ

  •  271
  •   0
  • 22 Ocak 2022
HAYALPEREST ÇOCUK SANAT KİTAPLARI
KİTAPLARLA SANAT

HAYALPEREST ÇOCUK SANAT KİTAPLARI

  •  434
  •   0
  • 14 Ocak 2022
AHMET ERTEGÜN SON SULTAN
KİTAPLARLA SANAT

AHMET ERTEGÜN SON SULTAN

  •  530
  •   0
  • 07 Ocak 2022
PEYAMİ SAFA YALNIZIZ
KİTAPLARLA SANAT

PEYAMİ SAFA YALNIZIZ

  •  890
  •   0
  • Dün;

0 Yorum Atıldı

Bu yazı için henüz yorum girilmemiştir

Yorum Yap

BİZİ İNSTAGRAMDA TAKİP EDİN

Instagram